bakan zirve konuşması
>
>
>
>
SAYIN BAKANIMIZIN TÜRKİYE-AFRİKA İŞBİRLİĞİ ZİRVESİ DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISINDA YAPTIKLARI AÇILIŞ KONUŞMASINDA YARARLANDIKLARI METİN
İstanbul, 18 Ağustos 2008


Saygıdeğer Meslektaşlarım, Sayın Bakanlar,
Uluslararası ve bölgesel örgütlerin Değerli Başkanları ve Temsilcileri,
Muhterem Hanımefendi ve Beyefendiler,

Öncelikle Türkiye’ye hoşgeldiniz demek ve Afrika ülkeleri ile Türkiye’yi bir araya getiren Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda dost ve kardeş Afrika ülkelerinin Siz değerli Bakanları ve temsilcilerine hitap etmekten duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum.

Ayrıca, bu tarihi buluşmaya tanıklık ettikleri için de, uluslararası ve bölgesel örgütlerin değerli yönetici ve temsilcilerine şahsım ve sizler adına şükranlarımı sunuyorum.

İstanbul Deklarasyonu ve Türkiye-Afrika Ortaklığı Çerçeve Belgesi bu sabah değerli bürokratlarımızın Yüksek Düzeyli Memurlar Toplantısı’nda büyük ölçüde şekillendirilmiştir. Bu belgeler, bizim de bugün yapacağımız görüşme ve çalışmalarla yarın gerçekleştirilecek Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı’na sunulmaya hazır hale getirilecektir. Bu adımların, Zirve’nin Türkiye ve Afrika’nın müşterek geleceği için sağlam ve sürdürülebilir bir ortaklık ve dayanışma tesisi sürecinde yeni bir dönem başlatacağına inanıyorum.

Bu inancımın Sizler tarafından da paylaşıldığı düşüncesiyle, şahsım ve Sizler adına değerli bürokratlarımıza da çalışmaları için teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer Meslektaşlarım, Sayın Bakanlar, Muhterem Konuklar,

Öteden beri çok boyutlu bir dış politika yürüten Türkiye, Afrika ülkeleriyle mevcut ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla 1998 yılında bir "Afrika'ya Açılım Eylem Planı" benimsemiş ve son on yıldır Afrika Kıtası ve Afrika ülkeleriyle ilişkilerini bu plan çerçevesinde yürütmeye ve geliştirmeye gayret etmiştir.

Siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerimizi geliştirmeyi hedefleyen bu eylem planı çerçevesinde, ikili ilişkilerimizin yasal altyapısının oluşturulmasına öncelik verilmiş, karşılıklı heyet ziyaretleri teşvik edilmiş, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın Afrika’ya yönelik faaliyetleri özendirilmiş ve nihayetinde 2005 yılı Hükümetimiz tarafından “Afrika Yılı” ilan edilerek, Kıta’yla ilişkilerimize yeni bir hız ve içerik kazandırılmaya çalışılmıştır.

Esasen Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi’ni düzenlemekteki amacımız da, Afrika’ya Açılım Eylem Planımızın uygulanmaya başlamasının 10.’uncu yılında Afrika ülkeleri ve Afrika Birliği ile ilişkilerimizin mevcut durumunu değerlendirmek ve önümüzdeki dönemi Afrikalı partnerlerimizle birlikte planlayarak, bu kez ortak bir eylem planı geliştirmektir.

Bu çerçevede, birincisini gerçekleştirmekte olduğumuz Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi’nin Türkiye-Afrika ilişkilerini sürdürülebilir bir işbirliği yapısına kavuşturacağına inanıyorum.

Zirve’ye neredeyse tüm Afrika ülkelerinin katılımı da, sanırım, aynı inanç ve düşüncenin dost ve kardeş Afrika ülkelerince de paylaşıldığını ve konuşmamın başında Zirve’yi tarihi bir buluşma olarak tanımlamamın haklılığını en güzel şekilde ortaya koymaktadır.

Değerli Bakanlar, Sayın Konuklar,

Afrika ülkeleriyle ekonomik ilişkilerimizde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildiğini de bu vesileyle Sizlerle memnuniyetle paylaşmak istiyorum. Afrika Kıtası ile 2003 yılında 5 milyar ABD Doları olan ticari ilişkilerimiz, 2007 yılında yaklaşık 13 milyar ABD Doları’na yükselmiştir (2008 yılının ilk altı ayına ait veriler bir önceki yılın aynı dönemine ait verilerle kıyasla yaklaşık iki kat artış göstermiştir).

Öte yandan, halen 400’e yakın Türk firmasının faaliyet gösterdiği Afrika’da her yıl daha fazla sayıda Türk şirketinin yatırım yaptığını da memnuniyetle görmekteyiz. Nitekim Türk inşaat firmalarının Afrika'da 2007 yılında üstlendikleri projelerin toplam değeri 6 milyar ABD Doları’na yaklaşmıştır. Afrika Kalkınma Bankası ve Afrika Kalkınma Fonu üyeliğimizin Mayıs 2008’de onaylanmış olması, kuşkusuz Afrika ülkelerinde iş yapan firmalarımızın sayısını daha da artıracaktır.

Türkiye’nin, devletten devlete resmi, kalıcı teknik yardımlarını muhataplarına ulaştıran uluslararası teknik yardım kuruluşu Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Afrika’daki üç ofisi kanalıyla 37 Afrika ülkesinde çok sayıda proje gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmektedir.

Geçtiğimiz günlerde, 13 Afrika ülkesinden yaklaşık 100 teknik yetkilinin katılımıyla TİKA’nın eşgüdümünde başlatılan Tarımsal İşbirliği Projesi’nde olduğu gibi, Afrika ülkelerinin güncel ihtiyaçlarını dikkate alarak oluşturulan teknik işbirliği projelerinin hedefine ulaştığını ve yerel halk tarafından memnuniyetle karşılandığını görmekten mutluluk duyuyoruz. TİKA ve diğer kurumlarımız, gerektiğinde işbirliği yaparak, Afrika’ya dönük projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerdir.

Hükümetlerarası işbirliği; ticaret ve yatırım; tarım, kırsal kalkınma, su kaynakları yönetimi, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler); sağlık; barış ve güvenlik; enerji, ulaşım ve telekomünikasyon; kültür ve eğitim; medya ve iletişim, Hükümetimizin öncelik verdiği işbirliği alanlarıdır. Bu alanlardaki teknik yardımlara ilave olarak, acil insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik faaliyetlerimiz de sürdürülecektir.

Öte yandan, Türkiye ve Afrika arasındaki ulaşım imkânlarının geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesinin gelişen ilişkilerimiz açısından gerekli olduğunu düşünüyor ve bu konuda somut adımlar atıyoruz. Halen, Hartum, Addis Ababa, Lagos ve Johannesburg seferleri bulunan THY’nın sefer programını genişletmek istediğini Sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum.

Aynı şekilde Hükümetimiz de, halen 12 Büyükelçiliğimiz bulunan Afrika’da önümüzdeki dönemde 15 yeni Büyükelçilik ve bir Başkonsolosluk açılmasını kararlaştırmıştır.

Saygıdeğer Meslektaşlarım, Değerli Katılımcılar,

İstikrar ve güvenliğin, kalkınmanın temellerinden birini oluşturduğu bilinciyle, barış ve güvenlik alanında Birleşmiş Milletler misyonlarına önemli katkıda bulunan Türkiye, Afrika’da faaliyet gösteren 8 BM misyonundan 6’sına da finans ve personel desteği vermektedir.

Ayrıca, Afrika’da son yıllarda meydana gelen olumlu gelişmeleri memnuniyetle izliyor, Afrika ülkelerinin Kıta sorunlarına kendi çözümlerini bulmak yönünde gösterdiği gayretleri takdir ediyoruz. Bu çabalarınızda da Sizlere destek vermeye devam edeceğiz.

Aynı şekilde 2008 Ocak ayında Addis Ababa’da yapılan Afrika Birliği Zirve toplantısında stratejik ortaklarından biri olarak ilan edildiğimiz Afrika Birliği ile ortaklığımızı da daha ileri götürmeye kararlıyız.

Zira, tarihi ilişkilerimizin ve kültürel bağlarımızın yanı sıra, sahip olduğumuz çok boyutlu diplomasi geleneğimizin bize sunduğu tecrübenin Türkiye-Afrika ortaklığını daha da zenginleştireceğine inanıyoruz.

Esasen bazı Türk sivil toplum kuruluşları da, Afrika'da eğitim alanında gerçekleştirdikleri başarılı çalışmalar ile Türkiye ile Afrika ülkeleri halkları arasında dostluk köprüsü oluşturmakta ve çok sayıda fahri temsilci yetiştirmektedir.

Saygıdeğer Bakanlar, Muhterem Konuklar,

Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden olmasına rağmen son yarım yüzyıldır Güvenlik Konseyi’nde yer almayan Türkiye, önümüzdeki Ekim ayında yapılacak seçimlerde 2009-2010 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaydır.

Dünyanın değişik bölgelerinde sorunların çözümüne katkılarda bulunan Türkiye’nin Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilmesi, dünyada barış, güvenlik ve istikrarın korunması çabalarına önemli bir katma değer getirecektir.

Bu bağlamda, Türkiye’nin adaylığının Afrikalı dostlarımızın birçoğu tarafından destekleniyor olmasından memnuniyet duyuyoruz. Seçilmemiz halinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğimizin, Afrika ile ilgili konularda bize yükleyeceği sorumluluğun da bilincinde olarak Konseydeki Afrika ülkelerine ilaveten Afrika’nın sesi olmak için elimizden gelen çabayı göstereceğimizden emin olabilirsiniz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Zirve’ye katıldığınız için hepinize tekrar teşekkür ediyor, toplantımızın başarılı ve verimli geçeceğine olan sonsuz inancımı Sizlerle paylaşmak istiyorum.