İstanbul Declaration on Turkey-Africa Partnership
>
>
>
TÜRKİYE-AFRİKA İŞBİRLİĞİ İSTANBUL DEKLARASYONU
“Ortak Bir Gelecek İçin İşbirliği ve Dayanışma”

Biz, Afrika kıtası ile Afrika Birliği ve Kurumlarını temsil eden Afrika Devlet ve Hükümet Başkanları ile Heyet Başkanları ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, 18-21 Ağustos 2008 tarihlerinde İstanbul, Türkiye’de, Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi için biraraya gelerek,

Türkiye Hükümeti ve Türk halkına, gösterdikleri sıcak misafirperverlik ile Türkiye’de, Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi’nin düzenlenmesi dolayısıyla şükranlarımızı sunarak,

Afrika Birliği’nin Kurucu Senedini, özellikle 5 (e) maddesini ve Ocak 2008’de Addis Ababa-Etyopya’da gerçekleştirilen Afrika Birliği İcra Konseyi’nin 12nci Olağan Toplantısında kabul edilen, EX.CL/Dec.397 (XII) sayılı Afrika’nın Stratejik Ortakları Kararı’nı gözönünde bulundurarak,

Afrika Birliği’nin, Ocak 2008 Zirvesi’nde, Türkiye’yi Afrika’nın stratejik ortaklarından biri olarak ilan eden kararını memnuniyetle karşılayarak,

Türkiye’nin Afrika’ya açılım politikasından, 2005 yılının Türkiye’de Afrika Yılı olarak ilan edilmesinden ve Afrika’nın dünyanın diğer bölgeleriyle stratejik ortaklıklar kurma yönündeki politikasından da memnuniyet duyarak,

Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında BM çerçevesinde mevcut olan işbirliğini de memnuniyetle karşılıayarak ve bu işbirliğinin her iki tarafın yararına olacak şekilde daha da gelişeceğini ümit ederek,

Afrika Devletleri ve Türkiye’nin, uluslararası hukuka saygı; demokrasi; insan hakları ve hukukuna riayet; silahsızlanma; terörizmin önlenmesi ve terörizmle mücadele; küçük silahların yasadışı ticaretiyle mücadele; nükleer ve diğer kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi; sosyal adalet; açlık ve fakirliğin ortadan kaldırılması ilkelerine bağlı kalarak barış, güvenlik ve işbirliğini geliştirmek yönünde kararlı bulunduklarını dikkate alarak,

Afrika Birliği’nin Kıta’daki çatışmaların önlenmesi, yönetimi ve çözüme kavuşturulması konularındaki rolünün öneminin bilincinde olarak ve Afrika Birliği bünyesinde Barış ve Güvenlik Konseyi ile Afrika Hazır Gücü’nün kurulmasını memnuniyetle karşılayarak,

Afrika’lılar tarafından geliştirilmiş kapsamlı bir kalkınma programı ve Afrika Birliği’nin ekonomik kalkınmaya ilişkin başvuru kaynağı olan “Afrika’nın Kalkınması için Yeni Ortaklık (NEPAD)” girişiminin kabulünden de memnuniyet duyarak,

21. yüzyılın başlangıcında, dünyada ciddî istikrarsızlık kaynağı olan faktörlerin hâlâ mevcut olduğunu ve Kuzey ile Güney arasında büyük bir fark bulunduğunu ve bu durumun barış ve kalkınma üzerinde olumsuz etkiler yarattığını not ederek,

Birleşmiş Milletler tarafından tanımlandığı şekliyle Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne (BKH) 2015 yılına kadar ulaşılmasının ve Afrika’da bu hedeflere varılması için malî kaynaklara erişimin önemini kabul ederek,

Sürdürülebilir ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınma arayışında, enerjinin, iklim değişikliği ve çölleşmeye karşı mücadelenin ve HIV/AIDS, verem, sıtma ve diğer bulaşıcı hastalıklarla savaşın gerekliliğinin önemini de kabul ederek,

Afrika ülkelerinin küreselleşmeye uyumda özel güçlüklerle karşılaşmakta olduklarından kaygı duyarak ve küreselleşme sürecinin tüm ülkeler için pozitif bir güç olmasının sağlanması zorunluluğunu not ederek,

Mayıs 2001’de Belçika’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler 3üncü Konferansı sırasında Brüksel’de kabul edilen “2001-2010 İçin En Az Gelişmiş Ülkeler Eylem Programı”na ve Almatı-Kazakistan’da 2003 yılında kabul edilen “Denize Kıyısı Olmayan, Transit Gelişmekte Olan Ülkelere Dair Almatı Eylem Planı”na olan bağlılığımızı yineleyerek,

Türkiye’nin, Temmuz 2007’de İstanbul’da evsahipliğini yaptığı En Az Gelişmiş Ülkeler Bakanlar Konferansı’nın sonucunun önemini kabul ederek,
UNCTAD XII’nin hazırlık sürecinin bir parçası olarak Mart 2008’de Türkiye tarafından evsahipliği yapılan Üst Düzey Görevliler Toplantısı sonucunda alınan tavsiye kararlarının Nisan 2008’de Akra’da (Gana) gerçekleştirilen UNCTAD XII kapsamındaki Afrika konulu Üst Düzey Bölüm toplantısına yaptığı değerli katkıyı not ederek,

Afrika Birliği’nin, uluslararası sistemde önemli bir nüfuz odağı ve aynı zamanda uluslararası toplumun önde gelen bir aktörü haline geldiğinin bilincinde olarak,

İstikrarlı ve hızlı bir biçimde büyüyen Afrika ekonomilerinin sunduğu yeni ekonomik fırsatların yanında, geçtiğimiz on yıl boyunca sürdürülen, Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki işbirliğinin olumlu sonuçlarını not ederek,

Türkiye-Afrika Ortaklığı’nın, somut bir eylem planına ve uygulama modalitelerine olumlu bir zemin hazırlayacak, eşitliğe, karşılıklı saygı ve yarara dayalı ortak diyalog için uygun bir çerçeve oluşturduğu hususunda mutabık kalarak,

Afrika-Türkiye Ortaklığı’na aşağıdaki ilkelerin rehberlik edeceğini beyan ederiz:

1. Birleşmiş Milletler Şartı’ndaki ilkelere, Afrika Birliği’nin Kurucu Senedi’ne, Barış İçinde Birlikte Yaşama’nın Beş İlkesi’ne ve devletler arasındaki ilişkileri yöneten, evrensel olarak tanınmış diğer ilkelere saygının yanında, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ve uluslararası yargının suiistimal edilmemesi ilkesine bağlılık.

2. Bütün devletlerin uluslararası meselelere eşit düzeyde katılım hakkı.

3. Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl yollardan çözümlenmesi ve devletler arasındaki ihtilafların güç kullanımı veya güç kullanımı tehdidi yerine görüşme, danışma veya diğer barışçıl yollarla çözümü ilkesine bağlılık.

4. Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında BM Güvenlik Konseyi’nin önde gelen rolü ve Afrika Birliği’nin, Barış ve Güvenlik Konseyi aracılığıyla Afrika’daki uyuşmazlıkların önlenmesi, yönetimi ve çözümünde hızla büyüyen tamamlayıcı rolünün tanınması.

5. İnsan Hakları’nın evrenselliği ve temel özgürlüklere saygının yanısıra, her devletin, kendi ulusal koşullarını gözönünde bulundurarak kendi kalkınma seyrini, kendi sosyal sistemini ve yaşam tarzını seçme hakkı.

6. Küreselleşme sürecinin potansiyel olarak kuvvetli ve dinamik gücü ile büyümeye, yoksulluğun ortadan kaldırılmasına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmasını sağlayacak karşılıklı bağımlılık. Bununla birlikte, Türkiye ve Afrika, bazı ülkeler küreselleşme sürecinin nimetlerinden yararlanırken, çoğu Afrika ülkesinin küreselleşen dünya ekonomisi içinde marjinalleştiğini endişeyle kaydederler.

7. Küreselleşmenin, sürdürülebilir kalkınmayı amaçlayan tüm devletlere, özellikle de Afrikalı devletlere yarar sağlayacak biçimde, açık, âdil, önceden kestirilebilir ve kurala bağlı çok taraflı ticarî ve malî sistemlere sahip olmasına duyulan ihtiyaç.

8. Afrika Birliği’nin, alt bölgelerde işbirliğinin ve Kıta bütünleşmesinin pekiştirilmesi yönünde Afrika Bölgesel Ekonomik Toplulukları’nın rollerini güçlendirme yolunda sarf ettiği çabaların takdir edilmesi.

9. Şubat 2008’de Etyopya’nın başkenti Addis Ababa’da düzenlenen Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Onuncu Olağan Zirvesi sırasında da telâffuz edildiği gibi, Afrika’nın hızla sanayileşmesini sağlayacak tecrübe paylaşımlarına duyulan ihtiyaç.

10. Terörizmin her çeşit tezahürüne karşı ve bu belayı ortadan kaldırmak amacıyla verilen mücadelede işbirliğini geliştirme zorunluluğu.

11. Türkiye- Afrika Ortaklığı’nın her düzeyde ve alanda pekiştirilerek daha ileriye götürülmesine ve Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında eşitlik ve karşılıklı yarar üzerine kurulu, uzun vadeli ve istikrarlı bir ortaklık kurulmasına duyulan ihtiyaç.

Ekteki İşbirliği İçin Çerçeve’de ana başlıkları yer alan ve özellikle aşağıda belirtilen alanlarda sıkı bir işbirliği yapmayı kararlaştırmış bulunuyoruz:

1) Hükümetlerarası İşbirliği;
2) Ticaret ve Yatırım;
3) Tarım, Tarım Ticareti, Kırsal Kalkınma, Su Kaynaklarının Yönetimi ve Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler);
4) Sağlık;
5) Barış ve Güvenlik;
6) Altyapı: Enerji, Ulaşım ve Telekomünikasyon;
7) Kültür, Turizm ve Eğitim;
8) Medya ve Enformasyon ve İletişim Teknolojisi;
9) Çevre.

İSTANBUL’DA 19 AĞUSTOS 2008 TARİHİNDE HAZIRLANMIŞTIR.